Yoğurt Yaptım!

194682__table-bottle-milk-napkin-close-up-photos_p

Pazar öğleden sonra kendim için büyük, bir çok kadın için küçük bir iş yaptım, uzun zamandır yaptığım bir yiyecek için bu kadar çok heyecanlanıp mutlu olmamıştım.

Ne mi yaptım?

Yoğurt 🙂

Bir süredir market raflarından ne alsak kendimize “Ne kadar doğaldır ki?” sorusunu sorup, Tolga’yla birlikte yediğimiz şeyleri bir türlü içimize sindiremiyoruz. Ben de bu nedenle marketlerden “organik” ürünleri satın almaya ve evde yapabileceğim ufak tefek şeylerle bir nebze içimizi rahatlatmaya çalışıyorum.

Pazar sabahı kahvaltıya gitmek için siteden çıkarken sitemizin tonton sütçü amcasıyla tanıştık. Zaten uzun zamandır sütçüden süt alıp yoğurt mayalamayı denemek istiyordum, bu yüzden güzel bir tesadüf oldu… Sütçünün tavsiyesi üzerine inek sütünün yanında birazda manda sütü aldım o da sağolsun yoğurt yapacağımı duyunca mayasını da verdi.

Eve döndüğümde koca bir tencere sütü kaynatmaya koyuldum. Öyle güzel şeyler hissettim ki evde o mis gibi sütün kokusunu duyduğumda; sütle konuştum, onu sevdim, evimize bereket ve sağlık getirmesini diledim. Süt gerçekten mucize gibi bir şey, doğduğumuzda bizi ilk karşılayan besin olduğundan mı bilmem ama beni tüm güzel anılara götüren bir kokusu var… O kaynadıkça ben onu sevdim, süte dua ettim sonuçta sevgiyle yapılan her şey lezzetli oluyor, tıpkı annemin yemekleri gibi 🙂

Bu arada annemi arayıp sütün mayalanmasında dikkat etmem gereken önemli püf noktaları da öğrendim, sıcaklığı aynen şöyle olacak; sihirli sayı annem için “14”, serçe parmağını süte koy 14’e kadar saydığında parmağın hala sütün içindeyse, süt mayalanmaya hazır demektir.

Sıcacık sütü, sarıp sarmalayıp evin en sıcak yerine yatırdım, onu belki de en tatlı uykusuna bıraktım. Beş saat sonra heyecanla açtığımda bir kase mis kokulu ev yoğurdum vardı.

Kaynayıp soğumaya bıraktığım süt bana bir hediyede bıraktı. Her saniye üzerinde katman katman biriken kaymağını… Bende o kaymağı alıp blenderdan geçirdim, sabah için kar gibi bir kaymak yaptım.

Dün akşam ilk kez yaptığım yoğurttan yedik. Yine bir sürü güzel duyguyla çocuk gibi şendim, Tolga’da şaşkınlıkla beni izledi 🙂 Bu sabah kaymağını ekmeğime sürdüm, yine aynı mutluluk. Bir tencere süt ve bir kase yoğurt nasıl olur da bir insanı bu kadar mutlu hissettirir diye düşünüyor insan. Ama oluyor işte, tabi ki benim doğal yaşama olan isteğim ve merakım da bunu kat be kat arttırıyor…

Bir çok iş yapıp, ortaya ufak tefek şeyler çıkarıyorum, yaptığım her şeyin ayrı bir heyecanı ve enerjisi oluyor, mesela kahveyi bile severek yapıyorum. Tadı ve kokusu her seferinde beni değişik bir anıya götürüyor. Her şeye bu kadar anlam yüklemem neden bilmiyorum ama ben böyle hayattan zevk alıp mutlu oluyorum, bazen bir fincan kahvenin hatırlattığı bir cümlenin “Hadi yapta bir kahveni içelim kız” burukluğuyla bile…

Dilerim hayata karşı hep böyle heyecanlı ve enerji dolu kalırım.

Neyse kısaca; hayat, süt ve maya hepsi birer mucize…

Sizinle bu yazımda yararlandığım ve yazılanları ilgiyle okuduğum bir siteyi paylaşmak istiyorum, girip sizde yazılanları okuyun derim…

 

Devamını oku:
kru-e1451938019745
Ton Balıklı Kruvasan Sandviç

Kapat