Bir Büyülü Coğrafya: Kapadokya

kapadokya-balon-turları

Geçen kış sevgilime bir doğum günü sürprizi organize ettim, bu yazıyı da o zamandan beri yayınlamadığımı farkettim. Öyle her ayrıntısı düşünülmüş mükemmel bir parti organizasyonu falan yapmadım ancak onu yıllardır büyülenerek izlediği videoların, hayran kaldığı fotoğrafların içinde bir gezintiye çıkarmak istedim. Ve onu alıp Kapadokya’ya götürmeye karar verdim. O hayran kaldığı fotoğraflardan kendide çekebilsin, benimkilere de kahraman olsun diye.

Kapadokya; Nevşehir, Aksaray, Kayseri, Kırşehir ve Niğde şehirlerinin tümünün oluşturduğu büyük bir bölge, büyük ve büyülü… Paleolitik dönemden başlayarak, Hitit, Pers ve Roma dönemine kadar yüz binlerce insana yurt olmuş bu bölge MS 3.YY’da Roma baskısında kaçan Hristiyanların hem korunmayı hem de Hristiyanlık düşüncesini yaymayı amaçladıkları bir alan haline gelmiştir.

Öncelikle kalacak yeri ayarlamalıydım. Göreme bölgesinde kalmak istediğimde karar kıldıktan sonra yapacağım ilk iş güzel, manzaralı, temiz pak bir otel bulmaktı. Günlerce süren bir araştırmadan sonra Maccan Cave Oteli buldum. Otelle ilgili kısaca şunu söyleyebilirim: Buraya yine gelsem Maccan Cave’i tercih ederim. İlgi, alaka, temizlik ve fiyat her şey oldukça iyi. Özellikle sahibi Hasan Bey mükemmel bir işletmeci, Göremeye geldiğimiz andan ayrılana dek bize her konuda yardımcı oldu. Oteli bulduktan sonra Antalya-Göreme arası ulaşım imkanlarını araştırdım. Antalya’dan Göreme’ye uçak veya otobüsle gidilebiliyor. Uçaklar tabi ki İstanbul aktarmalı ve pahalı o nedenle biz otobüsle gitmeyi tercih ettik. Göremeye giden otobüs firmaları, Metro, Kamil Koç ve Nevşehir Turizm firmaları. Bunlar gezinin bana düşenleriydi, zaten sürprizi Tolga’ya açıkladıktan bir kaç saat içinde kendisi bize bir gezi rotası çıkarmıştı.

DSC_7070

Göreme’ye 9 saatlik yolculuktan sonra vardık ve yorgunluktan ölmüştük ama keşfedilecek çok yer vardı, ancak bizim de süremiz kısıtlıydı.

Oteli aradık, 5 dk içinde bizi otogardan almaya geldiler bir kaç saat dinlenme ve kahvaltı molasının ardından ilk durağımız Göreme Açık Hava müzesi’ydi. Otelden 3 km uzaklıktaydı tabana kuvvet yürümeyi tercih ettik. Yürürken Peri Bacaları’nı hayranlık ve şaşkınlıkla izledik, size de bu keyifli ortamda yürümenizi ve gördüğünüz her yeri gezmenizi tavsiye ederim.

Uzun bir yürüyüşün ardından Göreme Açık Hava Müzesine varabildik, girişinizi müze kartınız varsa onunla yapabilir ya da 20 TL değerindeki bilet ile yapabilirsiniz. Göreme Açık Hava Müzesi kaya içine muntazam oyulmuş manastırlarıyla, şapelleriyle, yaşam alanlarıyla gerçekten etkileyici bir alan.

MS 4.yy’da yaşamış olan Kayseri Piskopozu Aziz Basil tarafından dini eğitim merkezi olarak kurulmuştur. Çevrede gördüğümüz bütün kaya blokları çeşitli amaçlara yönelik oyulmuş bir alan. İçeride hemen girişte Rahibeler ve Rahipler Manastırı var onlarında içinde yemekhaneler, şapeller… Ortam biraz kalabalık o yüzden gürültülü ama ziyaretçilerin olmadığı zamanlarda burayı düşündüğümde dini eğitim yeri olmasına şaşırmıyorum, alanda sakin ve mistik bir atmosfer hakim. İçeride en çok dikkat çeken yapılar Elmalı Kilise, Aziz Barbara Kilisesi, Yılanlı Kilise, Karanlık Kilise, Azize Catherina Şapeli ve Çarıklı Kilise… Hepsinin duvarları incilden sahneler, Aziz, Azize ve İsa tasvirlerinin yer aldığı fresklerle süslenmiş, sanat tarihine ilgi duyan ziyaretçiler için oldukça dikkat çekici. Yalnızca Karanlık Kiliseye ekstra bir ücret karşılığında girilebiliyor. Burası ”görülmeli” listemizin başında olan bir müze.

IMG_20141030_120238

Buradaki gezintimiz sona erdikten sonra müzenin 150-200 m. kadar uzağında ki Tokalı Kilise’ye gidiyoruz. Buraya müzede aldığınız biletle ekstra bir ücret ödemeden giriş yapabiliyorsunuz. Buradan sonra sıradaki durağımız Avanos oldu. Avanos otobüslerine müzeye giden yol boyunca binebiliyorsunuz, biz biraz yürümüştük ama gerek olmadığını ilerleyen günlerde anladık. Göreme-Avanos arası mesafe yaklaşık olarak 15-20 dk. otobüs ücreti 3,5 TL eğer arabanız yoksa bu şekilde ulaşım mümkün. Avanos’a indiğimizde açıkçası ikimizde şaşırdık, gördüğüm diğer Anadolu ilçeleriyle kıyasladığımızda burası daha gelişmiş ve büyük bir ilçe bunda turistik olmasının da payı var. İlçenin ortasından Kızılırmak geçiyor, bu da ilçenin havasını tamamen değiştirmiş. Irmak boyunca kafeler ve parklar var bizde parkta bir mola veriyoruz. Molanın ardından Titrek Köprü’yle (Sallanan Köprü) ırmağın öteki tarafında kısa bir yürüyüşten sonra, günü bitirmeye karar verip Göreme’ye dönmek üzere yola çıkıyoruz.

Göreme’ye vardığımız da karnımız acıkmıştı, burada Göreme’deki büyük bir problemden bahsetmek istiyorum. Burada çok fazla kafe ve restoran var ancak uygun fiyatlı, güzel, lezzetli yemekleri olan mekanlar ne yazık ki yok veya bize denk gelmedi. Restoranlar sundukları yemeklere göre pahalı ve sahiplerinin de gelenlere karşı tavırları oldukça kaba.

Biz planlamamıza rağmen ne yazık ki 4 gün boyunca hava muhalefetinden dolayı balon turuna çıkamadık eğer bu tur sizin için olmazsa olmazlar arasındaysa ilkbahar ve yaz dönemlerinde buraya gelmeyi tercih etmelisiniz. Bu tura katılacaklar firmaları çok ama çok iyi araştırmalıdır, kalitesiz, ucuz ve güven vermeyen şirketlerden kesinlikle uzak durmalısınız. Balon turu için Cappadocia Eser Travel’ı tavsiye edebilirim.

İkinci gün gezi rotamız ilk olarak Zelve Açıkhava Müzesi oradan da Çavuşin, Ürgüp ve son olarak Mustafapaşa eski adıyla Sinasos şeklindeydi. Buralara ulaşımı Göreme’nin merkezinden dolmuşlarla gerçekleştirebilirsiniz. Her yeri bir günde gezebilmeniz için sabah erkenden yola çıkmanız ve tüm gün boyunca çok küçük molalarla gezinize devam etmeniz gerekiyor. Biz otelimize döndüğümüzde gece olmuştu 🙂 Gittiğimiz her yer birbirinden güzel ve büyüleyiciydi özellikle son durağımız olan Sinasos’ta başka hiç bir sesin araya girmediği yağmur sesi paha biçilemez güzellikteydi. Biz burada Ürgüp’ten daha fazla zaman geçirdik. Kesinlikle gidilmeye değer harika bir yer.

Üçüncü gün gezilmesi gereken yerler listemize burada ki tur şirketlerinin aracılığıyla devam etmeye karar verdik. Eğer aracınız yoksa Ihlara Vadisi, Selime Manastırı, Derinkuyu Yeraltı Şehri, Kaymaklı Yeraltı Şehri, Uç Hisar gibi yerlere ulaşım zor, bu yüzden sizde güvenilir bir şirketle anlaşıp yeşil tura katılabilir ve gezinize onların aracılığıyla devam edebilirsiniz. Biz tur için Cappadocia Eser Travel şirketini tercih ettik. Levent Bey tur ve diğer gezi planlarımızda bize oldukça yardımcı oldu. Kendisi bölge esnafının aksine yerli turistlerle daha fazla ilgilenme ve yardımcı olmaktan yana. Web sitelerinde de Kapadokya ile ilgili oldukça faydalı bilgiler yer alıyor. Göz atmanızı tavsiye ederim.

Eğer sizde hala Kapadokya’yı görmediyseniz bu etkileyici coğrafyaya ziyaretinizi ertelemeyin ve buranın tadını çıkarın.

  • Yasemin Hancı

    Mükemmel bir yazı olmuş, gitmiş kadar oldum 🙂

    • İlkay Sarıtaş

      Teşekkürler Yasemin hanım, ne mutlu bana ama siz yine de imkanınız olursa mutlaka gidin görün derim 🙂

Devamını oku:
Lacoste 2012-2013 Sonbahar-Kış
Lacoste 2012-2013 Sonbahar-Kış Koleksiyonu

Kapat